Son aylarda Türkiye genelinde konut satışları, beklenmedik derecede yüksek bir ivme kazandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, eylül ayında gerçekleşen toplam konut satışları yıllık bazda %6,9 artarak 150 bin 657 seviyesine ulaştı. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek eylül satış verisi olarak kayıtlara geçti ve 2021 Eylül ayındaki 147 bin 143 satışın üzerine çıktı. Bu başarı, sektörün sürdürülebilir büyüme trendine işaret ederken, uzmanlar tarafından gayrimenkul sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmaya devam edeceği öngörülüyor.

Sektörde 15 Aydır Süren Yükseliş Trendleri
Yedi ay boyunca artış gösteren konut satışları, özellikle pandemi sonrası toparlanmayla birlikte güçlenerek devam ediyor. Bu artışın temel sebepleri arasında, artan mortgage faizleri ve konut fiyatlarının yüksek olduğu büyükşehirlerde, uygun fiyatlı konutlara olan talebin artması yer alıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde en çok satış gerçekleşirken, daha az gelişmiş illerde de önemli hareketlilik gözlemleniyor. İstanbul’da geçen ay 24 bin 119 adet konut satılırken, Ankara 13 bin 417 ve İzmir ise 8 bin 544 ile sıralandı. Ayrıca, ülke genelinde kırsal bölgelere doğru yönelen talep, kentsel dönüşüm projeleriyle desteklenerek, sektörün büyümesine katkıda bulunuyor.

Ipotekli Satışlar ve Yüksek Pay
İpotekli konut satışları, özellikle faiz indirimi ve uygun kredi imkanlarının sağlanmasıyla birlikte yeni rekorlar kırmaya devam ediyor. Geçen ay, ipotekli satışlar toplam satışların %14,1’ine ulaşarak yüzde 34,4 oranında yükseliş gösterdi. Bu oran, yatırımcıların ve ilk kez ev alanların tercihlerinde faiz oranlarındaki düşüş ve bankaların esnek kredi politikalarının etkili olduğunu gösteriyor. Bu durum, özellikle genç ve orta gelirli vatandaşların konut sahibi olmalarını kolaylaştırırken, uzun vadeli finansman modellerine olan güveni artırıyor.

Yılsonu ve 2023 İçin Beklentiler
Ocak-eylül döneminde, toplam konut satışlarının 1 milyon 128 bin 727’ye ulaşması, rekor seviyeleri gösteriyor. Bu rakam, 2020’deki 1 milyon 161 bin 278 satış rekoruna oldukça yakın ve yıl sonunda 1,5 milyon civarında satışı hedefleyen sektör temsilcileri tarafından olumlu karşılanıyor. Uzmanlar, bu artışın yıl içinde devam edeceğine ve özellikle yılın son üç ayındaki kampanyalar ile finansal çözümler sayesinde 2023’ün, en yüksek konut satış yılı olabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, yeni hükümet politikaları ve düşük faizli kredi programlarının devreye alınmasıyla, konut talebinin daha da güçleneceği öngörülüyor.

Yatırımcı ve Tüketici Güveni Artıyor
Gayrimenkul piyasasındaki hareketlilik, sadece Türkiye’de değil, bölgesel ve küresel yatırımcıların ilgisini de artırıyor. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde, yatırımcılar en güvenli liman olarak gayrimenkule yönelirken, yerli vatandaşlar, yüksek kira giderleri ve enflasyona karşı kendilerini koruma amacıyla konut edinmeye teşvik ediliyor. Sektör uzmanlarına göre, yeni konut projeleri, ödeme seçeneklerindeki çeşitlilik ve bölgesel arzın yeterli olması, satışları >desteklemeye devam edecek. Özellikle, markalı projelerin sayısının artması ve alternatif finansman modellerinin uygulanmasıyla birlikte, konut satışlarındaki yüksek performansın yıl sonuna kadar devam edeceği tahmin ediliyor.
Gençler ve Orta Gelirli Gruplar İçin Fırsatlar
Genç ve orta gelirli vatandaşlar, uygun kredi imkanları ve devlet destekleri sayesinde, ilk kez konut sahibi olma hayallerine ulaşmak istiyor. Kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen eski yapılar, yeni nesil projeler ve uygun fiyatlı konutlar, bu kesimin ilgisini çekiyor. Bankaların ve inşaat firmalarının sunduğu düşük faizli ve uzun vadeli ödeme planları, konut alımını daha erişilebilir kılıyor. Yatırımcılar, özellikle kısa vadeli kazanç yerine, uzun vadeli güvenli getiri sağlayan gayrimenkulü tercih ediyor. Bu durumu, yüksek kira getirileri ve birkaç yıl içinde değerlenen gayrimenkuller takip ediyor.
Geleceğe Yönelik Sektör Dinamikleri
Gayrimenkul ve inşaat sektöründeki büyüme, uluslararası yatırımcıların ilgisini çekiyor ve bu ilgi, özellikle bölgesel gelişmişlik farklarının azalmasıyla artmaya devam ediyor. Yeni projeler, yeşil bina uygulamaları ve sürdürülebilirlik odaklı yapıların sayısı artarken, devlet destekli düşük faizli konut kredileri ve çeşitli teşvik paketleri sektörü güçlendiriyor. Ayrıca, deprem riski ve kentsel dönüşüm ihtiyaçları, yeni yatırım fırsatlarının doğmasına ve mevcut portföylerin yenilenmesine zemin hazırlıyor. Bu dinamikler, sektörde büyümenin hız kesmeden devam edeceğini gösteriyor.
